
_______________________________
_______________________________
30 Nisan 2009 Perşembe
Sınav Kaygısı - 1
Sınav Kaygısı ve Başetme Yolları
SINAV KAYGISI
Kaygı, stres verici durumlarla karşılaştığımızda hepimizin belli ölçülerde yaşadığı bir uyarılmışlık durumudur. Öğrencilerin yaşamında sıklıkla kaygı ve stres yaratan durumlardan biri de sınavlardır. Kaygının belli bir düzeyde yaşanması doğaldır çünkü belirli bir derecede yaşanan kaygı motive edicidir ve performansınızın yükselmesine yardımcı olabilir. Sınav kaygısının belirtileri zaman zaman terleme, titreme, unutkanlık, panik, kendini aşırı gözleme vb. şeklinde olabilir. Orta düzeyde kaygı yaşayan öğrencilerin bu ve benzeri belirtileri sınavın ilk birkaç dakikası hissetmesi doğaldır, ancak yoğun sınav kaygısı yaşayanlarda bu kaygı belirtileri sonra da devam etmektedir. Eğer bu belirtiler yoğun bir şekilde devam ediyorsa, sınav kaygısıyla baş etmede ya da sınav kaygısını önlemede aşağıda belirtilen yöntemlerin uygulanması yararlı olabilir.
HAZIRLIK
I. Zihinsel Hazırlık
Sınavdan Önce
- Sınav kaygısıyla baş etmenin ilk şartlarından biri sınava iyi bir şekilde hazırlanmaktır. Bilginize duyduğunuz güven, kaygıyla baş etmede ilk önemli adımdır.
- Sınava hazırlanmaya erken başlayın. Zamanınızı sınav gününe kadar etkili bir biçimde çalışabileceğiniz şekilde planlayın. Sınava hazırlanma konusunda geç kalınması sınav kaygısını arttırıcı bir etkendir.
- Sınavdan önce tekrar yapın. Son bir tekrar faydalıdır, ancak üç dört aylık konunun tekrarını son bir güne bırakmak sınava hazırlanmada etkili yöntem değildir. Bu yüzden tekrar etme işlemine olabildiğince erken başlayın.
- Sınav davranışlarınızı önceden belirleyin. Örneğin, cevabınızı kontrol etme ihtiyacı duyduğunuz veya doğru cevap verdiğinizden son derece emin olduğunuz soruların yanına koyacağınız kendinize has işaretleri sık sık tekrarlayarak belirleyin. Bu hazırlıklar, sınav sırasında size hız kazandıracaktır.
- Deneme sınavlarını, yalnızca başarınızın bir göstergesi olarak ele almayın. Onları, sınav davranışlarınızı oluşturmak amacıyla kullanın. Örneğin, hangi testten başlamanın size daha iyi geldiğini sınayın. Bu sınamalar sonucunda oluşan kararınızı sınavda uygulamanız, başarınızı artıracaktır.
- Sınav yerini önceden ziyaret edin. Sınava gireceğiniz yeri önceden görmek sınav sırasında kendinizi daha rahat hissetmenize yardımcı olacaktır. Sınav günü, sınava gireceğiniz sınıfa biraz erken gidin, oturun ve rahatlamaya çalışın ve sınavda iyi bir performans göstereceğinizi düşünün. Arkadaşlarınızla sınav hakkında konuşmayın ve tekrar yapmayın; son anda yapılan tekrar kafanızın karışmasına neden olabilir.
- Olumlu düşünün ve kendi kendinizi cesaretlendirin. Konuların ne kadarını bilmediğinize değil, ne kadarını bildiğinize odaklanın. Zihninizden geçmişteki başarısızlıkları değil, başarıları geçirin. Sınavda size yardımcı olmayacak düşünce biçimlerinden uzak durun. Kazanamazsam mahvolurum Başarılı olamazsam hapı yutarım düşüncelerin hem problemi çözmeye hiçbir katkısı yoktur, hem de kişinin elini ayağını bağlayarak güçsüz bırakır.
- Sınavdan bir-iki gün önce çalışmayı bırakın. Cumartesi gününüzü sevdiğiniz etkinlikler ve kişilerle geçirin. Akşam, alıştığınız saatte uyumaya gidin. Gergin olduğunuz için uyumakta zorluk çekebilirsiniz; uykuyla mücadele etmeyin, nasılsa uyuyacaksınız.
- Pazar sabahı, kahvaltı alışkanlıklarınızın dışına çıkmayın. Yolda geçireceğiniz zamanı ve trafiğin de yoğun olabileceği ihtimalini göz önüne alarak evden çıkın.
SINAV HAKKINDAKİ GERÇEKLER
Sınavla ilgili olarak aşağıdaki gerçekleri hatırlamak yararlı olabilir.
- Sınavdan aldığınız puan sizin insan olarak değerinizi ölçmez. Sizin genel olarak başarılı veya başarısız bir insan olduğunuzun göstergesi ya da daha ağır bir ifadeyle akılsız biri olduğunuzun kanıtı asla değildir. Sınavdan aldığınız puan, ilgi, yetenek ve çalışma alışkanlıklarınızla kazanmış olduğunuz bilgilerin değerlendirilmesidir. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi de bu gerçekten hareketle, Sonuç Belgesi’nde sizin yarıştığınız grup içindeki yerinizi belirten ölçüler vermektedir.
- Sınavın sizin için önemi elbette tartışılmaz, ancak, geleceğinizin tek belirleyicisi olduğu söylenemez. Sınav sonucunda herhangi bir yükseköğretim programını kazanmanız, yaşamınızdaki dönüm noktalarından birini geride bıraktığınız anlamına gelir. Ancak, tercihlerinize erişememeniz, büyük bir olasılıkla yeni alternatifler üretmeniz için size hız verecektir. Kısacası bu sınavın, bir ölüm-kalım savaşı haline getirilmesi hiç de doğru olmaz.
- Üniversiteye girmek bir istek ve tercihtir. “Sınavı kazanmalıyım’’ veya ‘’ Mutlaka Başarmalıyım şu okula girmeliyim yerine Sınavı kazanmak istiyorum “Başarmak istiyorum”, şu okula girmek istiyorum” diye düşünmek daha gerçekçidir. …’’meliyim ‘’…’’malıyım ” biçimindeki ifadeler, isteği değil zorunluluğu belirtir. Herhangi bir isteğin karşılanmaması, başka isteklerin oluşması için fırsat anlamına da gelir; oysa, bir zorunluluğu yerine getirememenin bedeli ağırdır.
Sınav Esnasında
- İlk başta belli bir düzeyde gerginlik yaşamanız normaldir. Sınava başlamadan önce, birkaç derin nefes alın ve yavaşça bırakın, rahatladıktan sonra yönergeleri dikkatlice okumaya başlayın.
- Yönerge gereklerini sakin olarak yerine getirin. Yapmanız gerekenleri yerine getirdiğinizden emin olun.
- Sınav görevlilerinin yalnızca sizi kontrol etmek ve düzeni sağlamak için değil aynı zamanda oluşabilecek herhangi bir olumsuz durumda size yardım etmek üzere orada bulunduklarını unutmayın.
- Soruları çözerken, diğer öğrencileri gözlemeyin. Onların hızlı yada yavaş olduklarını düşünmek kaygınızı artırabilir, dikkatiniz dağılabilir.
CEVAPLAMAYA İLİŞKİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- Cevapların Cevap Kağıdına işaretlenmesi gerektiğini unutmayın. Soru Kitapçığı üzerinde yaptığınız çalışmalar sonucunda oluşan yanıtınızı zamanı iyi kullanarak Cevap Kağıdına aktarın. Cevap Kağıdı’na yapacağınız işaretlemelerde herhangi bir kaydırma olmaması için her seferinde hangi test bölümü içinde olduğunuzun kontrolünü de yaparak madde numaralarının karşılıklı olarak aynı olmasına dikkat edin.
- Sorumlu olduğunuz her bir testin her bir maddesini en az bir kez okuyun. “Benim bu testin kapsamındaki bilgilerim az” diye düşünmeyin çünkü her testin içinde ilköğretim düzeyinde soru bulunabiliyor. Örneğin, geçtiğimiz yıllarda matematik testinin içinde dört işleme dayalı soruların bulunduğu gözlenmiştir.
- Bazı sorular ilk bakışta hangi konuda olduklarını hissettirirler mantığından hareketle soruya yaklaşmayın. O soru ilk bakışınızın oluşturduğu algınızdan çok daha farklı bir konuda olabilir, o nedenle sorunun kendisini dikkatle okuyun.
- Soruyu cevaplarken oluşan ilk tepkinize güvenin. Soruyu daha sonra okuduğunuzda, daha önce doğru cevap olarak işaretlediğiniz seçenekten hemen vazgeçmeyin. Kuşkusuz, ilk başta yanlış da düşünmüş olabilirsiniz ama ilk cevabınızı “Acaba ben daha önce neden bu seçeneğe yönelmiştim ” sorgulamasını yapmadan çabucak değiştirmeyin.
- Bir soru üzerinde çok fazla zaman harcamayın. Cevabı bulmakta zorlanıyorsanız, hemen diğer soruya geçin, vakit kalırsa tekrar cevaplayamadığınız soruya dönün.
- Sadece sorunun kökünü dikkatle okumak yetmez. Seçeneklerin tümünün de aynı dikkatle okunması gerekmektedir. Bildiğiniz gibi, beş seçenekten üçü yanlış, biri doğru, diğeri ise çeldirici nitelikte hazırlanmaktadır. Doğru yanıt “a” seçeneğinde yer almış olabilir, ancak diğer seçenekleri okumadan buna karar vermeyin, belki de “a” seçeneği güçlü bir çeldiricidir.
- Biliyorsunuz, sınavda farklı kitapçık türleri kullanılmaktadır. Her bir kitapçığın içinde yer alan sorular aynı olmasına karşın soruların sıraları veya seçeneklerinin sıralanışı farklılık göstermektedir. Bu nedenle, size düşen soru kitapçığının ilk testinin ilk sorusu o testin en zor sorusu olabilir. Bu soruyu görüp o testteki her sorunun aynı derecede zor olduğu düşüncesine kapılıp moralinizi bozmayın. Testin içinde ilerlerken çok kolay soruların da yer aldığını göreceksiniz.
Bir sonraki makalede Sınav Kaygısıyla Başa çıkmada fiziksel hazırlığa değineceğiz. Herhangi bir sorunuz varsa lütfen aşağıda belirtilen mail adresinden iletişime geçiniz.
Selahattin RENDA
Psikolog
