Yazı Etiketi ‘amanos’

Mayıs 23rd, 2010

Belen Hakkında Bilgi

Yüzölçümü : 197 km²
Toplam Nüfusu : 28.382
İlçe Merkezi : 18.646
Belde ve Köy Nüfusu : 9.736

Belen’in Kanuni devrinde kurulduğu, 1552 yılında Halep’le İskenderun arasında yeni yol aranırken şimdiki ilçenin bulunduğu yere Kanuni tarafından cami, hamam ve han yaptırıldığı ve buraya 250 derbentçi (geçit korucusu) yerleştirildiği bilinmektedir. 1770 yılında Adana Valisi Abdurrahman Paşa Belen’e daha çok nüfus yerleştirerek burasını bir kasaba haline getirmiş ve buraya Beylan adını vermiştir. 1885 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 11 Eylül 1991 tarihinde fiilen ilçe olmuştur.

Belen ilçesi Doğu Akdeniz’de Amanos dağlarının hem İskenderun Körfezi’ne bakan yüzeylerinde, hem de Amik ovasında toprakları olan bir konumdadır. İlçe merkezi Amanoslar üzerindeki çok önemli bir geçit olan ve yüksekliği 660 metre olan Belen geçidi üzerinde kurulmuştur. İlçenin en yüksek rakımı Çobandede tepesidir. İlçemizin doğusu Kırıkhan, batı ve kuzeyi İskenderun, güneyi Antakya ve güneybatısı Samandağ ilçeleri ile çevrilidir. Bir merkez belediye ve 10 köyden oluşmuştur.

Körfeze doğru inildiğinde narenciye ve az da olsa sıcak iklimlerde yetişen pamuk ürünleri, Amanos dağları üzerinde ise elma, kiraz, vişne, trabzon hurması gibi soğuk iklimi seven bitkiler yetiştirilmektedir. Kışları soğuk ve yağışlıdır. Yazları ise serin olması nedeniyle sayfiye yeri olarak kullanılmaktadır.

İlçe merkezi komşu ilçe olan İskenderun’a 15 km mesafede olması nedeni ile sanayi kuruluşu yönünden gelişememiştir. Araziler küçük, çok parçalı aile işletmeciliği şeklindedir. Bunun yanında köylerde pazarlamaya yönelik meyvecilik ziraatı giderek yaygınlaşmaktadır.

Kaynak: Kültür Turizm Bakanlığı

Mayıs 23rd, 2010

Hatay Hakkında Bilgi

Yüzölçümü: 5.403 km²
Nüfus:
1.253.726 (2000)
İl Trafik No: 31

Antakya yöresini çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra Anadolu’yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin’e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca Mezopotamya’dan Akdeniz’e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgededir.

Hatay, inanç turizmi merkezleri, antik kentleri ve yaylalarıyla turizm potansiyeline sahip bir ildir.

Hatay, Akdeniz Bölgesi’nin doğu ucunda Suriye ve Lübnan dağları arasındaki El Bekaa Vadisi’ni içine alan Gor Çukurluğu’ndan oluşan bir sınır ilimizdir. Kuzeyden Güneybatıya doğru uzanan Nur Dağları (Amanos) ve Kel Dağ ile Suriye platoları arasında kalan ilin verimli topraklarına sahip olan Amik Ovası, batıda şerit halinde uzanan bir kıyı ovasını oluşturur.

İlin başlıca akarsuları Asi, Karasu ve Afrin nehirleridir. İki tane sulama amacıyla kullanılan baraj bulunmaktadır. Birisi karasu üzerinde kurulmuş olan Tahtaköprü Barajı, diğeri ise Bohsin Çayı üzerinde kurulmuş olan Yarseli Barajı’dır.

Bitki örtüsü bakımından Ardıç, Meşe, Kayın, Kızılcık, Kavak, Çınar ağaçlarından oluşan geniş ormanlık alanların dışında Mersin, Defne, Kekik ve Lavanta bitkileriyle kaplı makilikler de bulunur.

Hatay’da Akdeniz iklimi hakim olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer.

Yaklaşık olarak 2300 yıllık bir geçmişi olan Antakya’da ilk yerleşimin tarihi M.Ö. 8000′e kadar uzanır.

Şehri İskender’in ölümünden sonra imparatorluğunu paylaşan komutanlarında Seleukos kurmuştur. Daha sonra Part, Sasani, Bizans, Abbasi Tolunoğulları, Aksitler, Hamdanogulları, Selçuklu, Haçlı ve Memluk egemenliklerine girmiştir. Şehir Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

1937′de bağımsız Hatay Devleti kurulmuş, 1939′da Hatay Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.

(Kaynak: Kültür Turizm Bakanlığı)